Yabancı uyruklu eşten boşanma davası, son dönemde yabancı uyruklu kişi ile evlenme sayısının artması ile daha fazla gündeme gelmeye başladı. Öte yandan günümüzde sosyal ağ kullanımının artması ve uluslararası iletişimin daha kolay sağlanması, bu artışı hızlandırmıştır. Bu gelişmeler boşanma gibi farklı hukuki durumları meydana getirmektedir. Biz de bu içeriğimizde sizleri bilgilendirmek amacıyla yabancı uyruklu eşten boşanma hakkında tüm detaylardan bahsedeceğiz.
İçindekiler
- 1 Yabancı Unsurlu Boşanma Davası Nedir?
- 2 Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davasında Uygulanacak Hukuk
- 3 Yabancı Mahkemelerden Alınan Boşanma Kararlarının Tanıma ve Tenfizi
- 4 Tanıma Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler
- 5 Tanıma Tenfiz Davasının Hukuki Sonuçları
- 6 Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme
- 7 Türkiye’de Verilen Boşanma Kararının Yabancı Ülkelerde Geçerliliği
- 8 Yabancı Uyruklu Eşten Boşanmada Mal Paylaşımı
- 9 Boşanma Kararının Vatandaşlık Durumuna Etkisi
- 10 Sıkça Sorulan Sorular
- 11 Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davasında Profesyonel Destek
Yabancı Unsurlu Boşanma Davası Nedir?
Boşanma, evlilik birliğini sona erdiren ve mahkeme kararı ile sonuç doğuran bir kurumdur. Taraflar Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca anlaşmalı ve çekişmeli olmak üzere iki şekilde boşanabilirler.
- Anlaşmalı Boşanma: Tarafların bir yıl evli kalmış olmaları ve mahkemeye birlikte başvurmaları veya diğerinin davayı kabul etmesi şartlarıyla boşanmanın bütün hukuki sonuçlarından mutabık kaldıkları boşanma türüdür. Bu boşanma türünde taraflar bir protokol hazırlayarak mahkemeye başvururlar.
- Çekişmeli Boşanma: Tarafların boşanmanın şartları veya sonuçlarından mutabık kalmamaları halinde açılacak boşanma davasıdır.
Anlaşmalı Boşanma Davası ve Çekişmeli Boşanma Davası konularında daha detaylı bilgi almak isterseniz, ilgili içeriklerimize göz atabilirsiniz.
Buna karşılık boşanma davasında yabancılık unsurunun bulunması halinde Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri uygulama alanı bulur.
Yabancılık unsurunun tespiti boşanma davasına hangi ülkenin hukukunun uygulanacağının belirlenmesinde önem taşır. Boşanma davalarında şu durumlarda yabancılık unsurunun varlığı kabul edilir:
- Eşlerden birinin yabancı uyruklu olması
- Evliliğin yabancı bir ülkede yapılmış olması
- Taraflardan birinin ikametgahının yabancı ülkede bulunması
- Yabancı bir ülkede mutad meskenin bulunması
Aile ve Boşanma Hukuku alanında merak ettiğiniz diğer konular hakkında da bilgi sahibi olmak isterseniz, ilgili kategorimize göz atabilirsiniz.

Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davasında Uygulanacak Hukuk
Yazımızda ele aldığımız yabancılık unsurunun varlığı halinde uygulanacak hukuk 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) kapsamında belirlenir.
MÖHUK m. 14 boşanma hallerinde eşlerin tabi olacağı hukuk kurallarını düzenlemiştir. Buna göre eşlerin aynı ülkenin vatandaşı olmaları halinde müşterek milli hukuku uygulanır. Eğer eşler farklı ülke vatandaşı ise müşterek mesken hukuku yani beraber yaşadıkları ülke hukuku uygulanır.
Ancak eşlerin beraber yaşadığı müşterek mesken bulunmaması halinde Türk hukuku uygulama alanı bulur. Bu kural eşlerin nafaka talepleri, velayet ve vesayete ilişkin sorunlarda da geçerlidir. Ayrıca boşanma davasında talep edilebilecek geçici tedbirlerde direkt olarak Türk hukuku uygulama alanı bulur.
Bunun yanı sıra yabancılık unsuru taşıyan boşanma davalarında boşanmanın şekli MÖHUK’ta açıkça düzenlenmemiştir. Ancak taraflar Türkiye’de boşanmaya karar verirlerse boşanmanın şekilleri tarafların milli hukukuna göre belirlenmeyecek, kamu düzeni müdahalesi sebebiyle Türk mahkemelerinden karar alınması gerekecektir.
Örnek vermek gerekirse; Türk hukukuna göre taraflar boşanmak için bir mahkeme kararı almalıdır. Ancak bazı hukuk sistemlerinde tarafların boşanabilmesi için herhangi bir mahkeme kararı zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durumda taraflar milli hukuklarına göre mahkeme kararı olmaksızın boşanmaların gerçekleşmesi söz konusu olmayacaktır.
- Eşlerin Türkiye’de dava açması halinde yukarıdaki hukuk kuralları uyarınca örnek verilecek olursa;
- Eşlerin her ikisinin de Alman vatandaşı olması halinde Türkiye’de ikamet etmelerine rağmen müşterek milli hukukları olan Alman hukuku uygulanır.
- Eşlerden birinin Alman diğerinin Türk vatandaşı olması ve evlilik süreçleri boyunca beraber İtalya’da yaşamaları halinde İtalyan hukuku uygulanır.
- Eşlerden birinin Alman diğerinin Türk vatandaşı olması ve evlilik süresince beraber yaşadıkları ortak bir ülke bulunmaması halinde Türk hukuku uygulanır.
- Eşlerden birinin Alman diğerinin İtalyan vatandaşı olması ve evlilik süreçleri boyunca Norveç’te yaşamaları halinde nafaka talepleri, velayet ve vesayete ilişkin sorunlarda Norveç hukuku uygulanır.
- Eşlerden birinin Alman diğerinin Türk vatandaşı olması halinde evlilik süreçleri boyunca beraber İtalya’da yaşamalarına rağmen geçici tedbirlerde (barınma tedbiri, uzaklaştırma kararları, müşterek malların korunması vb.) Türk hukuku uygulanır.
Yabancı Mahkemelerden Alınan Boşanma Kararlarının Tanıma ve Tenfizi
Bir mahkeme kararı yalnızca mahkemenin ait olduğu devletin ülkesinde hukuki sonuçlar doğurur, başka devletlerde hukuki sonuç doğurması için ilgili kararın tanınması veya tenfizi gereklidir.
Taraflar boşanma davasını Türkiye’ de değil de yabancı bir mahkemede açmış olmaları ve dava sonucunda verilen kararın kesinleşmesi halinde kararın Türkiye’de geçerli olabilmesi için tanınması, fer’i nitelikte kararların (nafaka, malların korunması vb.) icra edilebilir olması için tenfizi gereklidir. Yabancı mahkeme kararlarının tanıma veya tenfizi, karşılılık şartı dışında aynı şartlara tabi tutulmuştur. Bu bağlamda tanıma ve tenfizin şartları aşağıdaki gibidir:
Yabancı Bir Devlet Mahkemesince Verilmiş Bir İlanın Bulunması: Yabancı karar bir devlete ait mahkemeden verilmiş olmalıdır. Mahkemenin, kararı veren ülke tarafından mahkeme olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Örneğin Suudi Arabistan Şeri Mahkemesinden alınmış bir boşanma kararının Türkiye’de tanınması veya tenfiz edilmesi mümkündür. Buna karşılık yabancı hakem kararları, belediye, noter, valilikler vb. tarafından verilmiş olan boşanma kararları MÖHUK uyarınca tanınmaz veya tenfiz edilmez.
- Kararın Hukuk Davalarına İlişkin Olması: Yabancı mahkeme kararının tanıma veya tenfizi için boşanma kararının özel hukuka ilişkin olması gereklidir.
- Kararın Kesinleşmiş Olması: Bir kararın kesinleşmesi, aynı taraf arasında aynı sebebe dayanarak yeniden yargılama yapılamamasıdır. Bu bağlamda ilgili kararın kesinleşmesi kararın verildiği ülke hukukuna göre belirlenir. Davacının kararın kesinleştiğinin mahkemece tespiti için ilgili belgeleri dava dilekçesinde sunması gereklidir.
- Karşılıklılık: Karşılıklılık şartı sadece kararın tenfizi için gereklidir, kararın tanınması için karşılıklılık esası aranmaz. MÖHUK uyarınca Türkiye Cumhuriyeti ile kararı veren devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması şarttır.
- Kararın Türk Mahkemelerinin Münhasır Yetkisine Girmeyen Bir Konuda Verilmesi: Türk mahkemelerinin münhasır yetki alanına giren konular hakkında verilen yabancı mahkeme kararları tanınmaz veya tenfiz edilmez.
- Kararın Kamu Düzenine Açıkça Aykırılık Teşkil Etmemesi: Kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması halinde tanıma veya tenfiz kararı verilmez. Hangi kararların bu kapsama gireceği mahkemenin takdirindedir. Yargıtay, her iki eş de dinlenilmeden anlaşmalı olarak boşanma kararı verilmiş olunan yabancı boşanma kararlarına ilişkin tanıma ve tenfiz taleplerini Türk kamu düzeni ihlali sayarak reddetmektedir.
- Davalının Yokluğunda Karar Verilmemiş Olması: Kararın o yer kanunları uyarınca, davalının hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tanıma veya tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması gerekir.
Yabancı mahkemeden alınan boşanma ilamında sadece boşanma kararının yer alması, fer’i nitelikte olan nafaka, tazminat gibi kararların yer almaması halinde sadece tanıma davası açmak yeterlidir. Bu bağlamda yabancı mahkeme ilamının sadece boşanma kararını içerdiği durumlarda, tanıma sadece dava yoluyla değil idari yoldan da sağlanabilir.
Bu doğrultuda taraflar Nüfus Hizmetleri Kanunu (NHK) uyarınca nüfus müdürlüğüne yapacağı başvuru ile yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hüküm doğurmasını sağlayabilecekler. Tarafların bu başvuruyu birlikte yapmaları durumunda yapılacak tescil ile yabancı mahkeme kararları Türkiye’de geçerlilik kazanacaktır.
Buna karşılık yabancı mahkemeden alınan boşanma ilamında yalnızca boşanma kararı değil, fer’i nitelikte kararların (nafaka, tazminat vb.) bulunması halinde bunların tenfizi gerekecektir.
Tanıma tenfiz davasında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise davalının Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesi, bulunmuyorsa Türkiye’de sakini olan yer, bu da bulunmuyorsa İstanbul, Ankara ve İzmir mahkemeleridir.
Tanıma Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler
Tenfiz istemi MÖHUK m. 52 uyarınca dilekçe ile yapılır. Tenfiz dilekçesinde aşağıdaki hususlar yer almalıdır:
- Tenfiz isteyenle, karşı tarafın ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri.
- Tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilâmın tarih ve numarası ve hükmün özeti.
- Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu
Ayrıca tenfiz dilekçesine aşağıdaki belgeler eklenmelidir:
- Tarafların kimlik ve pasaport bilgileri
- Noter onaylı vekaletname (avukat aracılığıyla yapılacaksa)
- Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi
- İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi olmalıdır.
İlgili belgelerin onaylanması apostil şerhi ile olmaktadır. Apostil şerhi resmi makamlardan alınan bir belgenin, yine o ülkenin ilgili resmi makamlarınca yabancı ülkelerde geçerli olmasını sağlayan bir işlemdir.
Tanıma Tenfiz Davasının Hukuki Sonuçları
Yabancı mahkemeden alınan boşanma kararlarının tanınması yönünde karar verilmesi ile söz konusu yabancı boşanma kararı, tıpkı Türk mahkemelerinden verilen kararlar gibi kesin hüküm veya kesin delil niteliğini kazanmış olmaktadır.
Boşanma tarihi, tanınma veya tenfiz kararının kesinleşmesi ile değil, yabancı mahkemenin vermiş olduğu boşanma kararının kesinleşme tarihi esas alınarak belirlenecektir. Zira Yargıtay 2. HD, E. 2017/3012 sayılı kararında yabancı mahkemeden alınmış boşanma kararının Türk mahkemelerinde tanınmış olduğu karara ilişkin davada, yabancı boşanma ilamının verildiği ülkede kesinleşme tarihinden itibaren tarafların boşanmış sayılacakları yönünde karar verilmiştir.
Bunun yanı sıra boşanmanın sonuçlarına bağlı olarak açılacak olan nafaka, tazminat, mal rejimi gibi davalar bakımından zamanaşımı süreleri yabancı mahkemeden alınmış boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren değil, Türk mahkemelerinden alınmış tanıma veya tenfiz kararın kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacaktır.
Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davasında Görevli Ve Yetkili Mahkeme
Yabancı unsurlu boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemeleridir. Aile mahkemelerin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.
Yabancı unsurlu boşanma davalarında yetki ise MÖHUK m. 40 uyarınca iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder. Bu durumda Türk mahkemelerinin yetkisi belirlenirken TMK m. 168’teki yetki kuralı esas alınır. Buna göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa 6 aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Anlaşmalı boşanma hallerinde taraflar belirledikleri herhangi bir yer aile mahkemesinde bu davayı açabilirler.
Buna karşılık tarafların Türkiye’de yerleşim yerlerinin bulunmaması ve yurtdışında yaşama hallerinde yetkili mahkeme Türk Medeni Kanunu uyarınca değil Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile belirlemek gerekecektir. MÖHUK m. 40 uyarınca Türk vatandaşlarının kişi hâllerine ilişkin davaları, yabancı ülke mahkemelerinde açılmadığı veya açılamadığı takdirde;
- Türkiye’de yer itibariyle yetkili mahkemede,
- Bulunmaması hâlinde ilgilinin sakin olduğu yer,
- Türkiye’de sakin değilse Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesinde,
- O da bulunmadığı takdirde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde görülür.
Türkiye’de Verilen Boşanma Kararının Yabancı Ülkelerde Geçerliliği
Türk mahkemelerinde verilmiş olan yabancı unsurlu boşanma kararları Türkiye’de hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Bu kararların yabancı ülkelerde hüküm ve sonuç doğurması için ilgili ülkenin resmi makamlarınca tanıma ve tenfiz işlemlerinin yapılması gerekmektedir.
Yapılacak tanıma ve tenfiz işlemlerinin hangi ülkede yapılacağı önem arz etmektedir. Zira bu durumda ilgili ülkenin iç hukukuna bakılır. Her ülkenin tanıma ve tenfiz usulleri farklı olabilir.

Yabancı Uyruklu Eşten Boşanmada Mal Paylaşımı
Boşanmanın mali sonuçlarından biri olan eşler arasındaki mal paylaşımı hususu MÖHUK’ un 15. maddesindeki evlilik mallarına ilişkin kurallar ile belirlenecektir. İlgili madde uyarınca kurallar aşağıdaki şekilde belirlenecektir:
- Eşler evlilik malları hakkında evlenme anındaki mutad mesken veya millî hukuklarından birini seçebilirler;
- Bu seçimin yapılmaması halinde eşlerin evlenme anındaki müşterek milli hukuku,
- Bulunmaması halinde müşterek mutad mesken hukuku,
- Bulunmaması halinde Türk hukuku uygulanır.
Ayrıca ilgili madde uyarınca taşınmaz mallar hakkında mal paylaşımında taşınmaz malın bulunduğu ülke hukuku uygulanır.
Örnek vermek gerekirse; eşlerden birinin İtalyan diğerinin ise Türk vatandaşı olduğu durumlarda Türkiye’de evlendiklerini ve evlilik süresince burada yaşadıklarını varsayalım. Taraflar evlilik malları hakkında herhangi bir seçim yapmamışlarsa mal paylaşımında Türk hukuku uygulanacaktır.
Ancak tarafların her ikisi de İtalyan vatandaşı olsaydı, Türkiye’de evlenmiş ve yaşamış olsalar dahi mal paylaşımında İtalyan hukuku uygulanacaktı. Tarafların İtalya ve Türkiye’de iki ayrı taşınmaz malı olsun. Buna göre İtalya’daki taşınmaz hakkında İtalyan hukuku, Türkiye’deki taşınmaz hakkında Türk hukuku uygulanacaktır.
Bu hususta Türk hukukunun uygulanması halinde Türk Medeni Kanun (TMK) hükümleri devreye girer. TMK’ya göre yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Kanuna göre mal paylaşımı sırasında edinilmiş mallar taraflar arasında eşit bir şekilde bölüşülür.
Boşanmada Mal Paylaşımı konusunda daha fazla bilgi almak isterseniz, ilgili içeriğimizi kontrol edebilirsiniz.
Boşanma Kararının Vatandaşlık Durumuna Etkisi
Boşanma kararının hüküm ve sonuçları dahilinde evlenme yoluyla kazanılmış Türk vatandaşlığı boşanma kararı ile düşmez. Nitekim evlilik yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 16. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. Buna göre Türk vatandaşı ile evlenmek doğrudan Türk vatandaşlığı kazandırmaz.
Vatandaşlığın kazanılabilmesi için tarafların 3 yıl boyunca evlilik birliğini sürdürmesi gereklidir. Ancak taraflar vatandaşlık almak amacıyla muvazaalı bir evlilik gerçekleştirmişse vatandaşlık kazanılamaz. Bu şekilde yapılan evliliklerde Türk vatandaşlığı kazanılması mümkün değildir. Ancak daha öncesinde kazanılmış bir Türk vatandaşlığı durumu varsa muvazaalı evliliğinin tespitinin ardından vatandaşlığın iptali gündeme gelir.
Bunun yanı sıra Türk vatandaşlığı başvuru süreci devam ederken boşanma kararının kesinleşmesi ve evlilik birliğinin 3 sene sürmemesi hallerinde Türk vatandaşlığı kazanılamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı Uyruklu Eş Nafaka Alabilir Mi?
Evet. Yabancı uyruklu eş Türk Medeni Kanunu m. 175’teki şartları taşıyorsa yoksulluk nafakası talep edebilir. Ancak yoksulluk nafakası bakımından nafaka talep edenin kusuru diğer eşin kusurundan fazla olmamalıdır. Tedbir nafakası için ise kusur araştırılması yapılmadığından yoksulluğa düşecek taraf talep edebilir.
Yabancı Para Birimi Üzerinden Nafaka Alabilir Miyim?
Evet. Anlaşmalı boşanma hallerinde mahkeme yabancı para birimi üzerinden nafaka hükmedebilir. Ancak çekişmeli boşanma hallerinde yabancı para birimi üzerinden nafaka hükmedilemez.
Yabancı Uyruklu Eşimin Adresine Ulaşamıyorum, Boşanabilir Miyim?
Evet. Bunun için öncelikle açılmış bir boşanma davası gereklidir. Boşanma davasının açılmasının ardından mahkeme adres araştırması yapar, adresi tespit edilemezse yabancı uyruklu eşe “ilanen tebligat” yapılır.
Yabancı Uyruklu Boşanmalarda Çocuğun Velayeti Kime Verilir?
Yabancı uyruklu boşanmalarda velayete ilişkin kararlar MÖHUK m. 14 uyarınca boşanmaya uygulanacak hukuk ile belirlenir. Türk hukukuna göre boşanma hallerinde çocuğun velayeti kararlarında çocuğun üstün yararı ilkesi dikkate alınacaktır.
Evlilik Yoluyla Kazanılmış Oturum ve Çalışma İzni İptal Edilir Mi?
Evlilik yoluyla kazanılmış çalışma ve oturum izni boşanma kararının kesinleşmesi ile iptal edilebilir. Bu durumda yabancı eşin mevcut statüsüne uygun olarak yeniden başvuru yapması gerekir.
Yabancı Uyruklu Eşin Evi Terk Etmesi Boşanma Sebebi Midir?
Evet. Haklı neden olmaksızın evi terk eden eşe karşı terkin 4. ayında ihtar yapılmalıdır. İhtarda eşe eve dönmesi için 2 ay süre verilir. Bu süre dolduktan sonra eş geri dönmezse boşanma davası açma hakkı doğar.
Yabancı Unsurlu Boşanma ile Birlikte Ölüme Bağlı Tasarrufların Durumu Ne olur?
Bu hususta MÖHUK m. 14 uyarınca boşanmaya uygulanacak hukuk uygulanır. Örneğin Türk hukukunda boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte ölüme bağlı tasarruflar hükümsüz hale gelirken Alman hukukunda eşler boşanmış olsalar dahi boşanmadan önce yapılan ölüme bağlı tasarruflar geçerliliğini korur.
Yabancı uyruklu eşten boşanma konusunda profesyonel hukuki desteğe ihtiyaç duyuyorsanız, Burak Temizer Hukuk Büromuzun deneyimli İstanbul boşanma avukatı kadrosundan destek alabilirsiniz.
Yabancı Uyruklu Eşten Boşanma Davasında Profesyonel Destek
Boşanma zor ve duygusal olan bir süreçtir. Bu süreçte doğru adımların atılmaması, geri dönüşü olmayan maddi ve manevi hak kayıplarına yol açabilir. Boşanmanın yabancı unsurlu olması ise bu süreci daha karmaşık hale getirmektedir. Bu davalar uygulanacak hukuk, tanıma ve tenfiz, mal paylaşımı, vatandaşlık, velayet gibi oldukça farklı alanı ilgilendirmektedir. Bu davalarda her somut olayın kendine özgü koşulları dikkate alınarak hareket edilmesi son derece önemlidir. Bu nedenle hak kayıplarının önüne geçmek ve sürecin doğru yönetilmesini sağlamak için mutlaka deneyimli bir avukattan profesyonel destek alınmalıdır.
STJ. AV. DURU DENKER
















